<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turizm &#124; Tatil &#124; Gezi &#187; İstanbul galata</title>
	<atom:link href="http://www.turizmtatil.net/tag/istanbul-galata/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turizmtatil.net</link>
	<description>tatil, gezi, antalya, bodrum, kuşadası, fethiye, kaş, pamukkale, çeşme, alanya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2009 12:48:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İstanbul</title>
		<link>http://www.turizmtatil.net/istanbul/istanbul.html</link>
		<comments>http://www.turizmtatil.net/istanbul/istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2009 07:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul boğaziçi köprüsü kaç mtredir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul galata]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul galata kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul kız kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul tarihi yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul yedi tepesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul yol durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tatilyorelerimiz.com/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[Eski Dünyanın merkezinde yer alan İstanbul tarihi abideleri ve şahane tabii manzaraları ile ünlü, önemli bir megapolistir.Asya ile Avrupa Kıtaları&#8217;nın dar bir deniz geçidi &#8220;Boğaziçi&#8221; ile ayrıldığı yerde, iki kıta üzerinde kurulu tek şehirdir. 2500 yılı aşan bir tarihe sahip olan İstanbul, deniz ve karaların kucaklaştığı bu stratejik bölgede kuruluşunu takiben önemli bir ticaret merkezi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-165" title="kizkulesi" src="http://www.tatilyorelerimiz.com/wp-content//2009/01/kizkulesi-150x150.jpg" alt="kizkulesi" width="150" height="150" />Eski Dünyanın merkezinde yer alan İstanbul tarihi abideleri ve şahane tabii manzaraları ile ünlü, önemli bir megapolistir.Asya ile Avrupa Kıtaları&#8217;nın dar bir deniz geçidi &#8220;Boğaziçi&#8221; ile ayrıldığı yerde, iki kıta üzerinde kurulu tek şehirdir. 2500 yılı aşan bir tarihe sahip olan İstanbul, deniz ve karaların kucaklaştığı bu stratejik bölgede kuruluşunu takiben önemli bir ticaret merkezi olmuştu.<span id="more-164"></span> Tarihi İstanbul şehri üç tarafını Marmara Denizi, Boğaziçi ve Halic&#8217;in sardığı bir yarım ada üzerinde yer alır. Burası 3 dünya imparatorluğuna, Roma, Bizans ve Osmanlı Türkleri&#8217;ne başkent olmuş,1600 yılı aşan bir süre boyunca 120 den fazla imparator ve sultan burada hüküm sürmüştür. Dünyada bu özelliğe sahip tek şehirdir.Gelişim sürecinde surlar her defasında daha batıya inşa edilerek şehir 4 defa genişletilmişti. 5 yy Roma devri surları ile çevrili, 7 tepe üzerine kurulu İstanbul, Türk sanatının şaheser eserleri, buralara kondurulmuş &#8220;taçlar&#8221; gibi,Sultan camileri ile süslüdür.Şehrin silueti her yönden güzel, muhteşem ve huzur verici bir manzaradır.Çok emin bir tabii liman olan Haliç şehrin gelişmesinde önemli rol oynamıştı. Ana yolların denize ulaştığı kavşak noktasında yer alması, kolay savunulur bir yarım ada, ideal iklim, zengin ve cömert tabiat, stratejik Boğaziçi&#8217;nin kontrolü gibi özellikler ve coğrafi konumunun dünyanın merkezinde bulunması İstanbul&#8217;un kısmetidir.</p>
<p>İmparatorluklar başkenti olduğu sıralarda, devlet ile birlikte dinlere de idari merkez olmuş, Doğu Hıristiyanlığı Patrikliği kurulduğu zamanlardan günümüze kadar bu şehirde üslenmiş,Hıristiyan dünyasının en büyük ilk kilise ve manastırları buradaki pagan mabetlerinin üzerinde yükselmişti.<br />
İstanbul&#8217;un fethini takiben yüz yıl gibi bir sürede sanat eserleri camiler, saraylar, okul, hamam, ve diğer tesisler şehri donatıp Türk karakterine kavuşturmuş, harap halde mevcut kiliselerin bazıları da tamir ve tadil edilerek camiye çevrilmişlerdi.Osmanlı Sultanlarının İslam Dini&#8217;nin halifeleri olduğu 16 yy dan Cumhuriyetin ilk yılı 1924 e kadar bu sembolünde merkezi İstanbul&#8217;dur. Yahudilik her liman şehrinde olduğundan daha fazla İstanbul&#8217;da yerleşmiş,15 yy da Türk&#8217;lerin İspanya&#8217;dan kurtarıp getirdikleri de mutlu, yeni hayat tarzına bu şehirde başlamışlardı.İstanbul,cami,kilise ve sinagogların yan yana mevcudiyetlerini sürdürdüğü bir toleranslar merkezi olagelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu çöküş yıllarında şehir, zengin, gösterişli bir çok eser ile süslenebilmiş, saraylar Avrupa sanatının tesirinde yapılmış, Halic&#8217;in kuzey yamaçları Galata ve Beyoğlu semtleri Avrupai kimliklerine bürünmüşlerdi. Birinci Dünya savaşlarında taraf olan İmparatorluk çöküp yerine kurulan genç Cumhuriyetin başkenti Ankara&#8217;ya taşıması, İstanbul&#8217;un önemini azaltmamıştır. 2. Dünya savaşlarını takip eden yıllarda başlayan ve 1950 den sonra hızlanan plansız gelişme eski şehrin dokusuna tesir etmiş, maalesef ahşap yerleşim yerleri süratle yok edilirken her yer beton binalarla dolmuştur. Dışardan yapılan göçler ile nüfus patlamasına uğrayan İstanbul kısa sürede tarihi surların çok ötelerine taşmış, sur içi alanlar atölye, fabrika ve iş yerlerinin istilasına uğramış, açılan ana arterler trafik için çözüm sağlayamamış, alt yapı eksikliğinden dolayı Haliç ilk kirlenen yer olmuştu. 1980&#8242;li yıllarda başlayan kurtarma hamleleri ile İstanbul tarihinde görmediği bir yeniden yapılanma sürecine girer.Haliç kıyılarında binlerce yapı istimlak edilerek kıyı boyu yeşil kuşakla çevrelenmiş, Marmara Denizi kıyıları doldurularak park ve bahçelerle donatılmıştır.Drenaj sistemleri tamamlanarak, atık sular fiziki ve biyolojik arıtılmış, şehri çevreleyen denizlerin kirlenmesi önlenmiş, hava kirliliği, artık doğal gaz kullanıldığı için oldukça azalmıştır.</p>
<!-- AdSense Now! Redux V1.80 -->
<!-- Post[count: 2] -->
<div class="adsense adsense-midtext" style="float:right;margin: 12px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5433224398993405";
/* 300x260, oluşturulma 20.07.2010 */
google_ad_slot = "0220747992";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 260;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div><p>Roma şehir surları restorasyonları başlatılmış, can damarı Beyoğlu yeni açılan bir cadde ile kurtarılmış, daha önceki yıllara nazaran genel temizlik, bakım, çöp işleri Avrupa standartlarını yakalamıştır. Çevre yolları Boğaziçi&#8217;ni 2 asma köprü ile geçerek kıtaları bağlarken, Avrupa yakası hızlı tramvay ve nihayet metro sistemine kavuşmuş, kıyılarda inşa edilen deniz otobüsleri terminalleri ile deniz taşımacılığında sürat ve konfor sağlanmıştır. Tarihi yarım adadaki bütün sınai tesisler şehir dışında yapılan modern sitelere taşınırken, yeni şehirler ve uluslararası otobüs terminali de trafik yoğunluğunu rahatlatmıştır. Eski hapishane binası ile şehrin betonarme ilk büyük yapısı 5 yıldızlı otellere çevrilerek turizme tahsis edilmişlerdir. Şehir doğu-batı ekseninde Marmara kıyıları boyunca dinamik büyümesini tüm hızı ile sürdürmekte, gelişmektedir</p>
<p> </p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-167" title="istanbul03" src="http://www.tatilyorelerimiz.com/wp-content//2009/01/istanbul03-150x150.jpg" alt="istanbul03" width="150" height="150" />The acropolis of the city named Byzantion was located in the area where today the Topkapı Palace stands. Today its agora coincides with present day Ayasofya. A hippodrome on some flat land terracing down to the Marmara Sea, which was later known as At Meydanı (Square of the Horses). The city walls were passing just outside the palace. During the reign of Constantinus I, when significant construction activities were undertaken in the city, the old city walls were brought down and new ones were built which bounded a larger area. The city which continued its growth in subsequent years eventually spilled out of these walls. This led Emperor Theodosius II to build part of the city walls of İstanbul which have lasted up to present times.<br />
The first bridge on the Golden Horn was built by Justinien, a connection between Ayvansaray &#8211; Kasımpaşa to make Skyai easily accessible. Galata was given to the administration of the Genovese in 13 th century and sustained its commercial significance for centuries. In the 5th century, the city was one of the major cities of the world, with its population reaching 100 thousand. When 14 th century was reached, Constantinopolis was the administrative center of an empire whose boundaries had shrunk considerably and whose inhabitants were mostly involved with agriculture. Its population, which was around 50 thousand when conquered by the Ottomans, became more than 100 thousand when the Muslim and non &#8211; Muslim groups removed from Anatolia and Thrace and beyond (Rumeli) During this period, the majority of the Muslim population was living outside the peninsula were the old city was located. During the Ottoman period the population of the city grew even further, and the city also expanded physically. Skyai also bursted from the city walls and grew towards the Pera area (currently Galatasaray)<br />
In the 19th century, significant developments were seen in Galata. While this section of the city preserved its importance as a commercial center, it started to achieve the characteristics of a European city, as foreign embassies, foreign banks, and foreign insurance firms and commissioners concentrated here and recreational facilities started to increase in number. The move of Ottoman Sultans from Topkapı Palace to the Dolmabahçe palace near Galata also took place in this century. Later, other palaces were built both in this area and on the shores of the Bosphorous. New settlement areas were also established around Kadıköy and Üsküdar.<br />
Feshane, (the fez factory) which was the first significant industrial establishment of its times, was commissioned in the Golden Horn area. In the 19th century, the city had new means of transportation such as railways, trams, and a mini &#8211; metro, (the tunnel) both at the urban and intra &#8211; urban scale. While the port was being modernized, ferry operations were started along the Bosphorous. Railway connections were made to İzmit and Edirne, and suburban lines were being provided to connect the city to its immediate surroundings. The bridges connecting the two shores of the Golden Horn were also built in this century. In 1854, the Municipality of İstanbul was established.<br />
Istanbul also has the honour of being the cradle of the innovative mode of urban transportation called &#8220;dolmuş&#8221; (shared taxi) Turkey which is also seen in other cities of Turkey and some cities of the world.</p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turizmtatil.net/istanbul/istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
